Category: kişisel


gitmedim

beni bıraktığın yerden gitmedim
nereye bastığını hangi ağaca baktığını hangi sandalyeye oturduğunu unutmadım
bekliyorum
aynı patikadan yürüyüp aynı ağaca bakıp uzağımda olmayan herhangi bir sandalyeye oturup yüzüme merhaba der gibi bakman için bekliyorum
buralardan uzaklara gidip o üzerinde sarılarak denizi izlediğimiz kayanın yanından geçiyorum ama oturmuyorum
oturursam kollarım yana gider ve senin olmadığın boşluğu gözyaşlarım doldurur biliyorum
ağlamak değil korkum da ağladıkça derdini dışarı döker ya insan
o kadar ağladım ne bir damla sen benden dışarı döküldün ne de bunu istedim zaten
ben hep seni istedim ve istiyorum ama “ama”sı var…
isteyen en kutsal tapınaklarda ruhunu sunsa da bir de istenen var sevdalının bir ömrünü bir kelimeyle şeytana satan
yalvarışları duymamışçasına geçip giden hatta geçmeyen gitmeye bile tenezzül etmeden hayatımdan çıkan en zalim en hain en kötü ve en kendini sevdiren rolü oynadın
son hatırladığım buydu
içimi ısıtan tek şey hergün daha çok umudumu buharlaştıran acılarım
bu da ısıtmak değil esasında, esasında yakmak bu.
kalbim öyle üşümüş ki çok zamandır, ısıtmak dediğim şeylere bak…
beni bıraktığın yerden gitmedim
bir yıl daha beklerim ve bir yıl daha sonra bir yıl daha
gelmediğin her lanet gün kendimi avuturum birgün unuturum nasılsa diye
ve sonra bir yıl daha beklerim.
ben senin gelmeyeceğini anladım da sanmıyorum ki sen benim bekleyeceğimi anlayabildin.

beni bıraktığın yerden gitmedim

nereye bastığını hangi ağaca baktığını hangi sandalyeye oturduğunu unutmadım

bekliyorum

aynı patikadan yürüyüp aynı ağaca bakıp uzağımda olmayan herhangi bir sandalyeye oturup yüzüme merhaba der gibi bakman için bekliyorum

buralardan uzaklara gidip o üzerinde sarılarak denizi izlediğimiz kayanın yanından geçiyorum ama oturmuyorum

oturursam kollarım yana gider ve senin olmadığın boşluğu gözyaşlarım doldurur biliyorum

View Full Article »

dün yeni telefonumu aldım

nokia 3600 slide bordo renkli

bugün incelemeyi yayımlamayı planlıyordum ama vakitsizlik ve dha ayrıntılı inceleme yapma isteğim sebebiyle  ertelemek zorunda kaldım

ama inceleme yayımlanacak =)

ben kendim ve çocukluk hayallerim

küçükken evden çıkmaktan bile korkardım kaybolurum diye

evin önünde bir sokak vardı tüm hayatım oradan ibaretti

hemen bir yan sokağa gidemezdim inanmazsınız belki

hani sanki gitsem kaybolacağım

View Full Article »

Atatürk ve Şıh

Mustafa Kemal, bir gezisinde öyle bir kişi görürki, dayanamayıp yanındaki valinin kulağına eğilerek sorar:

- “Kimdir bu?”

- “Efendim, kendisi Şıh’tır, yörede çok hatırı vardır…”

Bunun üzerine Atatürk Şıh’ı yanına çağırır:

- “Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda, uzunluğunda değildir” diyerek devam eder.

- “Rica etsem de, en azından Peygamber Efendimizin olduğu gibi kısaltsan…”

Bunları söylerken, eliyle de boyun hizasını gösterir.

- Şıh “Emrin olur Paşam der…

View Full Article »


1 hafta kadardır fox.az sitesini takip ediyorum. Bir Azerbaycan forum sitesi ve çok beğenerek izliyorum. Yazıları anlamak çoğu zaman zor ama çözmek eğlenceli =)
Azerbaycanlı kardeşlerimiz çok sıcak çok canayakın.

Oradan bir yazı kopyalayıp size sunuyorum, hem faydalı da bir yazı =P

Köhnə sevgilinizi unutmanın yolları

Dünən, 16:15 Xəbərlə bağlı rəy və fikirlər (Rəylər: 15, Baxışlar: 79)

18 Haziranlar Bitmesin =P

18 Haziran doğumgünümdü, şansıma internet o kadar yoğundu ki bloguma giriş yapamadım ve yazamadım =)

Benim için pasta kesen aileme,
yine pasta kesen Hande ve Volkan’a
teşekkürler…
facebook hesabımdan doğumgünümü kutlayan herkese de teşekkürler, facebook olmasa ne olur halimiz :P

www.facebook.com/prometheus

Günlerdir bekliyordum, tam olarak 1 haftadır aslında.

Günleri saydım ve saatleri, en sonunda da saniyeleri sayma heyecanını yaşadım. Uykusuz bekledim sabah 7yi. Bir ara facebook açılmadı, endişelendim. Modeme reset attım, bilgisayara reset attım… Veee tam zamanında oradaydım, saniyeler dolar dolmaz facebook.com/prometheus adresini aldım.
Evet adımı almaktansa 6 yıldır kullandığım internet adımı almayı tercih ettim.
Ancak isimler hep içimde kaldı, keşke hiç başlatmasalardı bu uygulamayı. Kardeşimin adını almaya da yetişemedim, çok sevdiğim arkadaşlarımın adını yazıp başkalarını görmek de hoşuma hiç gitmeyecek…
Neyse başlattılar bir olayı, hiç olmazsa prometheus adını kurtardım =)
Hmmm şimdi mi gelir aklıma gerisayım devam ederken ekran görüntüsü almak, neyse :P

Prometheus Returns =)

Tembel kedimiz Garfield’in meşhur kurallarından birisi şudur;

  • Yarın yapabilceğin bir işi bugün yapma =)
Bunun yanında
  • Çalışma isteğin gelirse otur ve geçmesini bekle de var =)

Artık Garfield’i dinlememeye karar verdim.

Birçok şeyi çabuk tüketen karakterim onu da tüketti sanırım.
Bu blog benim için staj alanı. Yıllar sonra harika blogumu düzenlerken aklıma gelmesini ve yüzümde tatlı bir gülümsemeyle ve sanırım da biraz hüzünle bakmak istdiğim bir sayfa.
O zaman devam edelim,
Teknoloji odaklı ancak hayatı da ıskalamayan, hatta gündeme bile değinen yazılarımıza tekrar başlayalım. Eskisi gibi mi? Hayır çünkü;
  • Yaşamak ve öğrenmek nehre karşı yüzmeye benzer, ilerlemediğiniz taktirde gerilersiniz.

iyi bayramlar =)

minareden atlarım bayramını kutlarım =)

bayram tatilindeyiz, sevgilerle…

Powered by WordPress. Theme: Motion by 85ideas.